Baklavacı Levent Aktaş Kimdir? Bir Zanaatın ve Adanmışlığın Hikayesi
Gaziantep’in tarih kokan sokaklarından yükselen o tanıdık ve iştah kabartan koku, sadece bir tatlının değil, asırlık bir kültürün ve sönmeyen bir tutkunun habercisidir. Bu kadim şehrin bağrından yetişen, ömrünü unun zarafetine, fıstığın yeşiline ve şerbetin altın parıltısına adayan Levent Aktaş, bugün baklava denince akla gelen en saygın isimlerden biri olmayı başarmıştır. Henüz küçük bir çocukken oklava sesleri arasında başlayan serüveni, bugün dünyanın dört bir yanına ulaşan bir lezzet imparatorluğuna dönüşmüş durumdadır. Ancak onun hikayesi sadece bir başarı öyküsü değil; aynı zamanda geleneği koruma kararlılığı, yenilikçi bir vizyon ve bir zanaata duyulan derin sadakatin yansımasıdır. Baklavacı Levent Aktaş’ın hayatı, sabırla açılan yufkaların kat kat yükselerek bir sanat eserine dönüşmesinin en samimi ve ilham verici anlatısıdır.
Gaziantep’in Tozlu Sokaklarından Unlu Tezgahlara İlk Adımlar
Gaziantep’in dar ve tarih kokan sokaklarında, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte fırınlardan yükselen o eşsiz koku, küçük bir çocuğun hayallerini süslemeye başladığında takvimler onlarca yıl öncesini gösteriyordu. Levent Aktaş için baklavacılık, sadece bir meslek tercihi değil, adeta içine doğduğu bir kaderin tezahürüydü. Henüz çocuk yaşlarda, o devasa merdanelerin ve oklavaların arasında, un tozlarının havada uçuştuğu o büyülü atmosferde çıraklığa adım attı. Ustasının eline bakarken, hamurun nasıl kâğıt inceliğine ulaştığını, fıstığın nasıl bir mücevher gibi serpildiğini hayranlıkla izledi. O dönemlerde baklavacılık, sadece bir tatlı yapmak değil, bir sabır ve disiplin sınavıydı. Levent usta, bu sınavı her gün şafak vaktinde dükkâna gelerek, hamur teknesinin başında ter dökerek verdi. Bu ilk yıllar, onun karakterini ve zanaatına duyduğu sarsılmaz saygıyı şekillendiren en kıymetli okul oldu.
Otuz Beş Yıllık Bir Sabır Yolculuğu ve Ustalık Nişanı
Zaman su gibi akıp geçerken, Levent Aktaş’ın ellerindeki maharet, Antep’in en mahir ustalarının dikkatini çekecek olgunluğa ulaştı. Dile kolay, tam otuz beş yılı aşkın bir süredir bu mesleğin her aşamasında bilfiil bulunan Aktaş, baklavayı sadece bir gıda maddesi olarak değil, bir sanat eseri olarak gördü. Ustalık, onun için hamuru açabilmekten çok daha fazlasıydı; o hamurun dilinden anlamak, mevsimine göre fıstığın nemini hissetmek ve sade yağın derecesini göz kararıyla tayin edebilmek demekti. Yıllar içinde kazandığı bu tecrübe, onu Gaziantep’in gastronomik mirasının yaşayan koruyucularından biri haline getirdi. Her sabah aynı heyecanla tezgahının başına geçmesi, mesleğine olan aşkının en büyük kanıtıydı. Bu uzun yolculukta karşılaştığı zorluklar, onu yıldırmak yerine zanaatına daha sıkı sarılmasına neden oldu ve "Levent Usta" ismini bir güven sembolüne dönüştürdü.
Ayıntap Baklava: Bir Markanın Doğuşu ve İsim Mücadelesi
Kendi kanatlarıyla uçma vakti geldiğinde, Levent Aktaş birikimini ve vizyonunu Ayıntap Baklava markası altında birleştirmeye karar verdi. Gaziantep’in kadim ismi olan "Ayıntap"ı markasına seçmesi, köklerine olan bağlılığının bir nişanesiydi. Ancak başarı, beraberinde taklitleri de getirdi. Piyasada "Ayntap" gibi benzer isimlerle mantar gibi çoğalan taklitçi işletmelere karşı büyük bir hukuk mücadelesi başlattı. Bu süreçte Levent Aktaş, sadece kendi ticari menfaatlerini değil, aynı zamanda tüketicinin doğru ve kaliteli ürüne ulaşma hakkını da savundu. Markasını korumak için verdiği bu yasal savaş, sektörde marka tescilinin ve kalite standartlarının önemine dair büyük bir farkındalık yarattı. Ayıntap Baklava, bu zorlu süreçlerden güçlenerek çıktı ve sadece bir tatlıcı olmanın ötesine geçerek, Gaziantep’in dünyaca tanınan bir lezzet durağı ve ihracat merkezi haline gelmeyi başardı.
İnovasyonun Tatlı Hali: Mor Baklava ve Sağlık Dengesi
Geleneksel baklavanın sınırlarını zorlamayı seven Levent Aktaş, "baklava sağlığa zararlıdır" ön yargısını kırmak ve bu eşsiz lezzeti her kesim için ulaşılabilir kılmak adına devrim niteliğinde bir iş birliğine imza attı. İstanbul Üniversitesi Teknokent bünyesindeki bilim insanları tarafından geliştirilen "Mormiks" formülünü Gaziantep’in asırlık ustalığıyla harmanlayan Aktaş, Mor Baklava’nın en önemli gönüllü elçisi ve üreticisi oldu. Mor meyve ve sebze özlerinden (antosiyaninler) elde edilen bu doğal karışımın hamura işlenmesiyle ortaya çıkan ürün, özellikle diyabet hastaları ve sağlıklı beslenme bilincine sahip bireyler için bir umut ışığı haline geldi. Levent Usta, bu inovasyon sayesinde baklavanın glisemik indeksini dengeleyerek, geleneksel tatlıcılığın modern bilimle nasıl el ele verebileceğini tüm dünyaya kanıtladı. Sadece bir ürün çeşitliliği sunmakla kalmayan Aktaş, Ayıntap Baklava çatısı altında bu "sağlık dostu" lezzeti küresel bir marka değerine dönüştürerek zanaatını geleceğin beslenme trendleriyle mühürledi.
Dünya Rekorlarına Atılan İmza ve Küresel Tanıtım Elçiliği
Levent Aktaş, baklavayı sadece Gaziantep sınırları içinde tutmakla yetinmedi; bu eşsiz lezzeti dünya sahnesine taşımak için sembolik ve devasa projelere öncülük etti. Özellikle Gaziantep'in kurtuluş yıl dönümleri ve gastronomi festivalleri kapsamında, binlerce baklava dilimiyle oluşturulan devasa Türkiye haritası çalışmalarının en büyük destekçilerinden ve mimarlarından biri oldu. Bu girişimler, sadece birer sunum değil, aynı zamanda Türk baklavasının gücünü dünyaya haykıran kültürel birer gövde gösterisiydi. Uluslararası mecralarda, özellikle komşu ülkelerle yaşanan "baklava kimin?" tartışmalarında, Aktaş her zaman en ön saflarda yer alarak; tarihsel kanıtlar ve eşsiz ustalığıyla bu lezzetin öz be öz Türk ve Antep ürünü olduğunu savundu. Onun bu gayretleri, baklavanın coğrafi işaretli bir miras olarak korunmasına ve küresel gastronomide hak ettiği prestiji kazanmasına büyük katkılar sağladı.
Dijital Dünyada Bir Usta: YouTube ve Sosyal Medya Serüveni
Geleneksel bir zanaatkar olmasına rağmen modern dünyanın iletişim araçlarını kullanmaktan asla geri durmayan Levent Aktaş, dijitalleşmeyi ustalıkla yönetti. Açtığı YouTube kanalı ve sosyal medya hesapları üzerinden, baklavanın mutfaktaki gizemli yolculuğunu milyonlarca insanla paylaştı. Videolarında sadece ürünlerini tanıtmakla kalmadı, aynı zamanda "iyi baklava nasıl anlaşılır?" gibi eğitici içeriklerle tüketicileri bilinçlendirdi. Şerbetin dökülme anındaki o büyüleyici sesi, hamurun oklava altındaki dansını yüksek çözünürlüklü videolarla dijital dünyaya taşıdı. Bu şeffaf yaklaşımı, markasına olan güveni artırırken, yeni nesil gastronomi meraklılarının da ilgisini çekti. Gençlerin "usta-çırak" ilişkisini dijital ekranlardan izlemesini sağlayarak, mesleğinin unutulmaya yüz tutmuş detaylarını geleceğe miras bıraktı. Dijital varlığı, Ayıntap Baklava’nın sınırlarını coğrafi mekanların çok ötesine, dünyanın her köşesindeki telefon ekranlarına kadar ulaştırdı.
Kalite Standartları ve Tüketici Hakları Savunuculuğu
Levent Aktaş için baklavada kalite, asla taviz verilemeyecek bir kırmızı çizgidir. Piyasada maliyeti düşürmek adına kullanılan kalitesiz yağlara, bezelye ile hile yapılan fıstıklara karşı her platformda sesini yükseltti. "Tüketici, ödediği paranın karşılığında gerçek Antep baklavasını yeme hakkına sahiptir" vizyonuyla, dükkanına giren her malzemenin en iyisi olması için bizzat denetimler yaptı. Ramazan ayı gibi talebin tavan yaptığı dönemlerde, fıstık fiyatlarındaki spekülatif artışlara rağmen baklava fiyatlarına zam yapmayarak toplumsal bir duruş sergiledi. Bu etik yaklaşımı, onu sadece başarılı bir iş insanı değil, aynı zamanda toplumun güvenini kazanmış bir esnaf önderi haline getirdi. Kaliteyi bir lüks değil, bir hak olarak gören Aktaş, sektördeki diğer üreticilere de bu konuda örnek teşkil ederek Gaziantep baklavasının imajını her zaman en yukarıda tutmaya çalıştı.
Gelecek Vizyonu ve Bir Mirasın Devri
Bugün gelinen noktada Levent Aktaş, Ayıntap Baklava’yı sadece yerel bir marka olmaktan çıkarıp, dünyaya ihracat yapan dev bir organizasyona dönüştürmüş durumdadır. Ancak onun asıl hedefi, bu zanaatın ruhunu kaybetmeden gelecek nesillere aktarılmasını sağlamaktır. Yanında yetişen onlarca çırağa sadece hamur açmayı değil, dürüst esnaflığı ve zanaat ahlakını da aşılamaktadır. Onun hikayesi, Gaziantep’in bir fırın köşesinde başlayıp, dünya sofralarına uzanan bir başarı öyküsüdür. Levent Usta, her geçen gün yeni tarifler, yeni teknolojiler ve sönmeyen bir azimle çalışmaya devam ederken; ardında bıraktığı lezzet izleri, Türk mutfağının ne kadar zengin ve yenilikçi olabileceğinin en canlı kanıtıdır. Baklavanın çıtırtısında duyulan o ses, aslında Levent Aktaş’ın otuz beş yıllık emeğinin, tutkusunun ve Gaziantep topraklarına olan derin sevdasının en içten yankısıdır.
